Sevgili dostlarım,

Ben aday olduğum dönemde bir söz verdim: “#BirlikteYöneteceğiz.”

Bu sözü sadece bir seçim sloganı olarak söylemedim. Çünkü Kilis’in yıllardır en büyük sorunlarından birinin, herkesin kendi penceresinden bakması ve şehrin ortak hedefinin bir türlü ortaya konulamaması olduğunu düşünüyorum.

Artık bu anlayışı değiştirmek zorundayız.

Kilis’in kaybedecek bir dakikası bile yok.

Şehrin geleceği birkaç kişinin kapalı kapılar ardında aldığı kararlarla şekillenmemeli. Kilis’in kaderi, Kilis’in dinamikleriyle birlikte belirlenmeli.

Valilik, belediye, milletvekilleri, siyasi partiler, üniversite, ticaret ve sanayi dünyası, esnaf, sivil toplum kuruluşları ve basın…

Herkes aynı masada oturmalı.

Farklı düşünceler olabilir. Siyasi görüşler farklı olabilir. Ama söz konusu Kilis ise ortak bir noktada buluşmak zorundayız.

Çünkü bugün birileri “Ben yaptım” derken, şehir kazanamıyorsa bunun hiçbir anlamı yok.

Kilis’te artık kişisel başarı hikâyelerine değil, şehrin başarı hikâyesine ihtiyacımız var.

Kim yaparsa yapsın, Kilis kazanıyorsa alkışlayalım.

Ama yanlış varsa da susmayalım.

Eleştiri düşmanlık değildir. Soru sormak siyaset yapmak değildir. Hesap sormak, halka karşı sorumluluğun gereğidir.

Bizim anlayışımız budur.

Kilis’in sorunlarını görmezden gelerek, sadece güzel fotoğraflar vererek şehir yönetilmez.

Önce hedef koyacağız. Sonra o hedefin hesabını soracağız.

Kilis’in ekonomisi nerede olacak? Gençlerimiz için hangi projeler yapılacak? Sanayimiz nasıl büyüyecek? Esnafımız nasıl rahatlayacak? Tarımımız nasıl güçlenecek? Üniversitemiz şehirle nasıl bütünleşecek? Kilis neden hak ettiği yatırımları alamıyor?

Bunların hepsinin cevabını birlikte aramak zorundayız.

Benim çağrım açık:

Kilis’i kim yönetiyorsa yönetsin, tek başına yönetmesin.

Şehrin aklını, vicdanını, enerjisini ve potansiyelini masaya getirsin.

Çünkü Kilis’in ihtiyacı alkışlayanlara değil, doğruyu söyleyenlere ihtiyacı var.

Bugün susarsak yarın şikâyet etmeye hakkımız olmaz.

Artık “Ben yaptım” devri bitmeli.

“Biz yaptık” diyebilmeliyiz.

Ve eğer birileri “Biz” diyerek yola çıkıyorsa, o “biz”in içinde gerçekten Kilis halkı olmalı.

Ben hâlâ aynı yerde duruyorum:

Önce Kilis için hedef belirleyelim. Sonra o hedefe hep birlikte yürüyelim.

Kimsenin koltuğu, makamı, siyasi hesabı Kilis’in geleceğinden daha önemli değildir.

Çünkü seçimler gelir geçer, makamlar değişir, isimler değişir.

Ama Kilis burada kalır.

O yüzden bugün değil, yarını düşünmek zorundayız.

Ben inanıyorum.

Kilis isterse başarır.

Yeter ki birbirimizi rakip değil, aynı şehrin evlatları olarak görelim.

Yeter ki kişisel hesapları bir kenara bırakalım.

Yeter ki “Ben” değil, “Biz” diyelim.

Çünkü biz birlikte hareket edersek, biz birlikte mücadele edersek, biz birlikte karar verirsek…

Bakın bu Kilis nerelere gelecek!

Birlikte yönetelim. Birlikte hesap soralım. Birlikte üretelim. Ve en önemlisi; Kilis’i birlikte büyütelim.

Abdullah Alpdağ