Kilis’in kalkınması için artık ortak akıl, ortak hedef ve ortak hareket zamanı.
Kilis’in geleceğini konuşurken artık “Ben ne yapabilirim?” değil, “Biz Kilis için ne yapabiliriz?” sorusunu sormamız gerekiyor.
Bir şehrin kalkınması yalnızca bir kurumun, bir belediyenin, bir siyasi partinin, bir iş insanının ya da birkaç kişinin gayretiyle mümkün değildir. Kilis’in geleceği; Kilis Valiliği, Kilis Belediyesi, milletvekilleri, siyasi parti teşkilatları, üniversitesi, ticaret ve sanayi dünyası, esnafı, çiftçisi, muhtarları, sivil toplum kuruluşları, basını ve en önemlisi Kilis halkının ortak iradesiyle şekillenmelidir.
Çünkü Kilis’in çözülmesi gereken sorunları da, değerlendirilmesi gereken fırsatları da bir kişinin sınırlarını aşacak kadar büyüktür.
ÖNCE HEDEF, SONRA ORTAK YOL HARİTASI
Kilis’in kalkınması için öncelikle şehrin ortak hedeflerinin belirlenmesi gerekiyor.
Tarım mı? Sanayi mi? Sınır ticareti mi? Turizm mi? Üniversite-kent iş birliği mi? Lojistik mi? Gençlerin istihdamı mı? Kadınların ekonomiye daha fazla katılması mı?
Cevap aslında tek bir başlıkta değil. Kilis’in bütün potansiyelini aynı hedef doğrultusunda değerlendirmekte.
Kilis’in tarım ve zeytincilikteki gücü, sınır kenti olmasının getirdiği ticari avantajı, sanayi potansiyeli, tarihi ve kültürel değerleri, gastronomisi, üniversitesi, genç nüfusu ve girişimci insanları birlikte ele alınmalı.
Ardından kısa, orta ve uzun vadeli hedefler ortaya konulmalı.
KİMSE DIŞARIDA KALMAMALI
Bu süreçte “Ben yaptım oldu” anlayışı yerine “Biz birlikte karar verdik, birlikte yaptık” anlayışı hâkim olmalı.
Kilis’in geleceğiyle ilgili masada herkes olmalı.
Siyasetçisiyle, bürokratıyla, belediyesiyle, iş insanıyla, esnafıyla, çiftçisiyle, akademisyeniyle, gazetecisiyle, gençleriyle ve kadınlarıyla…
Çünkü farklı düşünceler bir araya geldiğinde ortak akıl ortaya çıkar. Ortak akıl ise şehrin önünü açar.
KİLİS’İN SORUNLARI DA ORTAK, GELECEĞİ DE ORTAK
Kilis’in ulaşımından altyapısına, istihdamından eğitimine, sağlıktan şehirleşmeye, tarımdan ticarete kadar birçok başlığı aynı anda ele almak gerekiyor.
Gençlerimizin Kilis’te gelecek kurabilmesi, esnafımızın daha fazla kazanabilmesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alabilmesi, sanayicimizin yatırım yapabilmesi ve şehrimizin dışarıdan yatırımcı çekebilmesi için ortak bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç var.
Bu nedenle Kilis’in geleceği günübirlik tartışmalarla değil, 10-20 yıllık bir şehir vizyonuyla planlanmalı.
KİLİS KAYBETMESİN, KİLİS KAZANSIN
Siyasi görüşlerimiz, düşüncelerimiz ve yöntemlerimiz farklı olabilir.
Ancak konu Kilis olduğunda ortak bir noktada buluşabilmeliyiz.
Çünkü bir proje hayata geçtiğinde kazanan bir kişi değil, Kilis olur.
Bir fabrika açıldığında kazanan yalnızca yatırımcı değil, iş bulan gençtir.
Tarım güçlendiğinde kazanan yalnızca çiftçi değil, şehir ekonomisidir.
Turizm geliştiğinde kazanan yalnızca işletmeci değil, Kilis’in tamamıdır.
Eğitim güçlendiğinde ise kazanan Kilis’in geleceğidir.
“BEN” DEĞİL, “BİZ” ZAMANI
Artık birbirimizin önüne geçmeye değil, Kilis’i daha ileriye taşımaya odaklanmalıyız.
Kilis’in sorunlarını konuşurken suçlu aramak yerine çözüm üretmeli, projeleri tartışırken kişileri değil sonuçları değerlendirmeliyiz.
Şehrin bütün bileşenleri aynı masanın etrafında toplanarak “Kilis’in 2030, 2040 ve 2050 vizyonu ne olacak?” sorusuna birlikte cevap vermeli.
Çünkü Kilis’in geleceğini başkalarının planlamasını beklemek yerine, Kilis kendi geleceğini kendi elleriyle planlamalı.
Ve bunun için ihtiyacımız olan en önemli şey belki de çok basit:
Ben değil, biz.
Çünkü biz dersek KİLİS ve Kilisli kazanır.
Serhat Kilis Gazetesi olarak çağrımız nettir: Kilis’in ortak geleceği için herkes elini taşın altına koymalı, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp ortak hedeflerde buluşmalıyız.
Kilis’in kaybedecek zamanı yok. Şimdi hedef belirleme, birlikte çalışma ve hep birlikte kazanma zamanı.

